Antalya Maceraları: Biz niye burada oturmuyoruz?

Bunu net olarak söylüyorum: Biz İstanbul'da oturan hepimiz gerçekten MANYAĞIZ.

İstanbul'da iş kuran, çalışan bizler manyağız. İstanbul'da ev almak için didinen bizler manyağız. İstanbul'un trafiğini çeken bizler manyağız. Onca göçü, yozlaşan toplumu çekmek zorunda kalan bizler manyağız. Çözüm olarak yurtdışına kaçmayı düşünenler de manyak. İstanbul'da korunaklı 4 duvar evlerinin içinde yaşamını geçirenlerde manyak. Niye? Örneklerle inceleyelim...

(Diyeceklerim senede 3-5 günlük Antalya Lara tarafında edindiğim tecrübelerle, ütopik bir tümevarımla anlatılacaktır, belki de gerçekle ilgisi yoktur ama olsun)

  • Burada, sıfır park sorunu var. Arabanızı, medeni kentlerde olduğu gibi gittiğiniz her yerin kendi müstakil park yerine bırakabiliyorsunuz.
  • Burada kış sert geçmiyor - 9 ay tişörtle dolaşabiliyorsunuz.
  • Burada, ezik büzük olmayan, nefis, şeritleri belli yollar var. Sürekli ışıklar var, hız yapamıyorsunuz, zaten yapma isteğiniz de yok.
  • Burada, deniz kıyısında (falezlerde) 20 kmye yakın sahil var. Sahile bakan evler var. Kilometrelerce uzunluğunda çimen parklar var. Parklar içinde spor yapmak için yerler var, 1-2 km de bir deniz kıyısında kafeler var.
  • Burada 10-15 km uzunluğunda sahile paralel yürüyüş ve koşu yolları var. Adım başı çöp kutuları var. Yürürken etrafa baktığınızda uçsuz bucaksız deniz var.
  • Burada her köşe başında masaj yaptırabileceğiniz salonlar, saunalar, havuzlar var.
  • Burada tüm markaların olduğu alışveriş merkezleri var. Teknosalar, Vatan bilgisayarlar var.
  • Burada da her yerde wireless var, ADSL var. Alt yapı sorunu yok.
  • Burada her bir kilometrede üst geçitler var - üst geçitlerin HEPSİ YÜRÜYEN MERDİVENLİ. Fantastik.
  • Burada binlerce balıkçı, kebappçı, çeşit çeşit restoranlar var. Hepsi turistik olduğundan maksimum kalitede.
  • Burada her evde güneş ısısından yararlana sistemle 24 saat sıcak su var.
  • Burada evlerin çoğu bahçeli, park yerli ve büyük. İstanbul'a oranla yarı veya 4te1 fiyatına.
E peki bu durumda biz hangi hasta akla hizmet İstanbul'dayız? Özellikle internet, teknoloji, reklam işi falan yapııyorsak, niye iş yerleri İstanbul'da? Internet, bilgisayar için iş yaparken bilgisayarın IPsinin İstanbul'dan veya Antalya'dan alınmış olmasının farkı mı oluyor?

Iron Man - he can do what an iron can

Fantastik bir Iron Man deneyimi yaşadım.

Öncelikle filme Antalya'da gittim. Dublaj seyrettim. Film bitti, Internet'te okuduğum üzere filmin sonundaki Samuel Jackson sahnesini beklemeye başladım. Herkes çıktı. Jenerik sırasında çart diye filmi bitirdiler.

Koşa koşa makina odasına gittim. Dedim ki, "yahu filmin sonunda sahne var, onu seretçem ben"

Adamlar "alla alla hakket mi ya" dediler. "Tamam, bekleyin" dediler. Bir süre tek başıma salonda bekledim. Jeneriği ileri sardılar. Sonra tüm sinema çalışanları benimle beraber salona doluştu. Ben içimden, "ulan ya sonunda sahne yoksa... sıçtım ben" dedim.

Herneyse, sahne varmış. Spoil etmeyeyim ama oldukça seyredilesi bir sahne. O yüzden gerekiyorsa siz de kkavga döğüş salonunuzdan ısrarla isteyiniz.

Filme gelelim: Iron Man, bu dönem Marvel'in yükselen değeri. Gerçek bir insana en çok benzeyen kahraman. İyi kalpli mi kötü kalpli mi belli değil, alıştığımız üzere pek çocukça da değil.
Filmi, bence iyi kotarmışlar ve orjinaline de oldukça yakın yapmışlar. Sadece Jarvis biraz güme gitmiş. Anncak yine de Jarvis için iyi bir karar olmuş çünkü esasında zengin milyonerin iyi kalpli uşağı konsepti biraz Batman'den araktır.

Kötü adam pek başarılı değil - yerine Mandrin olsa daha iyi olurmuş ama bennce yine de iyi bir başlangıç filmi olmuş, devamı daha iyi olabilir.

Gidiniz gönül rahatlığıyla seyrediniz. Sonunu beklemeyi unutmayınız.